Author: admin
• Çarşamba, Ağustos 27th, 2008

ABD’li bilim adamları, Madagaskar’da 70 milyon yıl önce yaşamış olan dev bir kurbağanın fosilini buldu.

İngiliz basınında çıkan haberlere göre 4 kilo ağırlığında, 40 santimetre boyunda olduğu tahmin edilen ve ‘Beelzebufo’ (Cehennemden Gelen Kurbağa) adı verilen hayvanın günümüzde Güney Amerika’da yaşayan boynuzlu kurbağaların ‘devasa’ örnekleri olduğu belirtiliyor.

Uzmanlar, bugünkü torunların ‘vahşi davranış biçimlerini’ gösterdiği tahmin edilen dev kurbağaların, böcek ve küçük sürüngenlerin yanı sıra, yavru dinozorları da menülerine katmış olmasını muhtemel görüyor.

Uzmanlar, ayrıca yeni bulgular ışığında kıtaların birbirlerinden ayrılmalarına ilişkin zaman tahminlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini kaydediyor.

Bilim adamları Madagaskar’ın daha önce Afrika’dan 160, Hindistan’dan ise 120 milyon yıl önce ayrıldığını öngörüyordu. Ancak yeni bulunan kurbağa fosilleri, bu hayvanların dinozorların olduğu dönemde Güney Afrika’ya geçtiğini, dolayısıyla da Madagaskar’ın ana karadan son kopma tarihinin daha geç olduğunu gösteriyor.

Author: admin
• Çarşamba, Ağustos 27th, 2008

KITALAR BİRBİRİNDEN NE ZAMAN AYRILDI? İŞTE BİLİM ADAMLARINI TARİHLEME KONUSUNDA KUŞKUYA DÜŞÜREN BULUNTU:

Avustralya’da, Güney Amerika’da bulunan Megaraptor türü dinozor fosilinin yakın kuzeni bir dinozora ait kemiğin bulunması kıtaların birbirinden ayrılma zamanına ilişkin tezleri altüst etti.

145-65 milyon yıl önceki Kretase (Tebeşir) döneminde yaşamış bu iki ayaklı dinozorlar arasındaki benzerlik, Güney Yarımküre’de bulunan Antarktika, Güney Amerika, Afrika, Madagaskar, Avustralya-Yeni Gine, Yeni Zelanda ve günümüzde kuzey yarım kürede bulunan Arap Yarımadası ve Hint Yarımadası’nı içine aldığı düşünülen dev kıta Gondvana’nın bir yanda Afrika ve Güney Amerika arasında, diğer yanda Antarktika, Madagaskar, Hindistan, Avustralya arasında 138 milyon yıl önce bölündüğü tezine gölge düşürdü.

ABD’nin Chicago Üniversitesi’nden Nathan Smith ve ekibi, Avustralya’nın güneydoğusundaki Viktorya eyaletinde bulunan teropod ailesinden gelen dinozora ait kemiğin yaklaşık 108 milyon yıl öncesinden kaldığını saptadı.

Araştırmacılar, Avustralya’da bulunan kemiğin, Kretase döneminde Avustralya kıtasıyla Gondvana’nın bir bölümündeki kıta kaymasına kanıt oluşturduğuna, bu türün Gondvana’nın başka bölümünden bir türle benzerlik gösteren ilk Avustralyalı teropod olduğuna dikkati çekti.

Bugüne kadar birçok farklı varsayımlar ortaya atılsa da ortak tez, Gondvana’dan ilk ayrılanın Afrika olduğunu, Güney Amerika, Antarktika ve Avustralya’nın Kretase’nin ortalarına kadar bağlı olduklarıydı.

Bilim adamların konuya ilişkin makalesi İngiliz “Proceeedings of the Royal Society B.” dergisinde yayımlandı.

Kıtaların eskiden tek bir kara parçası olduğu görüşünü ilk kez 1912′de Alman meteorolog Alfred Wegener ortaya atmıştı.

Author: admin
• Çarşamba, Ağustos 27th, 2008

Bilim adamları, Yemen’de, 11 dinozordan oluşan bir sürünün ayak izlerini buldu.

Arap Yarımadası’nda bulunan bu ilk dinozor ayak izlerinin, dünya tarihinde karada yaşayan en büyük hayvanlar olan dört ayaklı dinozorlar olarak bilinen Sauropod’lara ait olduğu belirlendi.

Hollanda’nın Maastricht Üniversitesinden paleontolog Anne Schulp, “Nihayet dinozor haritasındaki karanlık bir noktayı birazcık aydınlattık” dedi.

Yaklaşık 150 milyon yıl öncesine ait ayak izleri, Sauropord’ların bir ırmak boyunca aynı hızda yürüdüklerini gösteriyor.

Yemen’in başkenti Sana’nın 80 kilometre kuzeyinde bulunan çok iyi durumdaki ayak izlerinin büyüklüklerinin 70 santim ile 2,5 metre arasında değiştiği belirtildi.

Arap Yarımadası’nda şimdiye kadar sadece birkaç dinozor fosili bulunmuştu.

Author: admin
• Çarşamba, Ağustos 27th, 2008

New York’ta düzenlenen bir müzayedede 130 milyon yıllık fosilleşmiş dinozor dışkısı 960 dolara satıldı.

Bonhams müzayede evinde yapılan açık artırmada taşlaşmış dışkı, beklenenin iki katı fiyatına alıcı buldu. Fosilleşmiş dinozor dışkısını satın alan Ohio’lu 71 yaşındaki Steve Tsengas’ın, köpek ve kedi tuvalet ürünü satılan OurPets adlı şirketin sahibi olduğu belirtildi. Tsengas, dinozor dışkısını çalışanlarını motive etmek ve şirketinin reklamını yapmak için satın aldığını açıkladı.

Author: admin
• Çarşamba, Ağustos 27th, 2008

Yeni bir araştırma dinozorların çok hızlı büyüyüp sekiz yaşında bile çiftleştiğini ortaya koydu

ABD’li uzmanların fosillerle son çalışmaları, dinozorların hızlı büyüdüğünü, yetişkin ölçülerine ulaşmadan çok önce, sekiz yaşında bile çiftleştiğini ortaya koydu.

Sürüngenlerden gelen ve evrimleşerek kuşlara dönüşen dinozorların, bugünün memelileri gibi hızlı büyüdüğünü ve gençken çiftleştiğini belirten Kaliforniya Üniversitesi araştırmacıları, çok genç iki dişi dinozorda ‘yumurta yapıcı’ dokunun özelliklerini keşfetti.

Sarah Werning ve Andrew Lee, erken cinsel olgunluğun yaşamı sürdürmek için gerekli ve dişilerin av olmadan önce yumurta bırakmalarının zorunlu olduğunu belirterek, etobur Allozorus ve otobur Tenontozorus’ların fosilleşmiş incik kemiklerinin içinde, kuşlarda yumurta kabuğu üretmeye yarayan, kalsiyum açısından zengin ilikli kemik bulduklarına dikkat çekiyor.

Bu dinozorların kemiklerinde büyümeyi gösteren halkalardan, birinin sekiz, diğerinin 10 yaşında olduğunu anladıklarını ve bunun dinozorların çok erken cinsel olgunluğa eriştiğini gösterdiğini belirten uzmanlar, daha önce bir yırtıcı T-rex dişisinde ilikli kemik bulunduğunu ve bu dinozorun yaşının 18 olarak belirlendiğini anlatıyor.

Dişi dinozor fosili bir şans

Bunu dişi dinozor fosillerinde buldukları için çok şanslı olduklarını belirten Werning, dinozorlarda yumurta kabuğu üretmeye yarayan ilikli kemiğin, dişilerin üç veya dört haftalık yumurtlama dönemi sırasında bulunabileceğini söylüyor. Dinozor kemiklerindeki büyüme halkalarının da, bu hayvanların büyüme hızları konusunda bilgi erdiğini anlatan uzmanlar, dinozorların bugünkü sürüngenlerden daha hızlı büyüdüğüne ve bir başka yırtıcı dinozorun saldırısında ölmeden önce yetişkin olarak sınırlı bir yaşam süreleri bulunduğuna dikkat çekiyor.

Author: admin
• Çarşamba, Ağustos 27th, 2008

Dinozarları, Dünya’ya çarpan dev meteorun yol açtığı felaket değil, sivrisineklerin yok ettiği iddia edildi

65 Milyon yıl önce dünyaya düşen dev meteor nedeniyle neslinin tükendiğine inanılan dinozorların katilinin böcekler olduğu iddia edildi. ABD’li bilim adamı George Poinar’a göre o dönem ortaya çıkan yeni bitki ve böcek türleri sıtma ve dizanteri gibi mikroplar taşıyordu. Bu hastalıklara direnci olmayan dinozorlar sivrisinek ısırıklarının kurbanı oldu.

Author: admin
• Salı, Ağustos 26th, 2008

Bu dünyada yaşayan tüm zamanların en büyüğü o. Ama artık yok oluyor.

İşte gezegenin en büyük canlısı

Bilim adamları, Mavi Balina için alarm verdi. Soyu tükenmek üzere. Oysa o, tüm zamanların en büyüğü. Gezegenimizde yaşamış olan dinozorlar bile onunla boy ölçüşemez. Ama insanoğlu onun da sonunu getirmek üzere. Acımasızca avlandı, ve geriye sade 5 bin kadarı kaldı.

Okyanusların devi Mavi Balinalar şimdiye kadar tam olarak tartılamadı. Boyutlarından dolayı, ağırlığını ölçecek bir sistem yok. Ancak şimdiye kadar avlanan Mavi Balinalar, parçalar halinde ölçüldü, tartıldı. İşte şaşırtıcı rakamlar:

Ağırlığı 180 ton.

Boyu 27 metre. En büyüğü 33 metreye ulaşabiliyor.

Sadece dili 2.7 ton. Yani bir fil ağırlığında.

Kalbi 600 kiloya ulaşabiliyor.

Atardamarının çapı 23 santimetre.

Yani doğmuş bebek Mavi Balina, bir su aygırı kadar.

İlk günlerde 24 saatte 90 kilo alıyor.

Author: admin
• Salı, Ağustos 26th, 2008

Amerikalı bilimciler, tavukların gaga ve kanatlarında dinazorlara ait olduğunu belirttikleri DNA’ları kullanarak soyu tükenen bu hayvanları yeniden hayata döndürebileceklerini açıkladılar.

2003 yılında tam fosilleşmemiş küçük bir parça dinozor derisi bularak önemli bir adım atan uzman ekibi, Jurassic Park rüyasını Discovery Channel’ın yeni belgeselinde anlattı.

68 milyon yıl önce yok olan dinozorların fosillerinden DNA elde etmenin neredeyse imkansız olduğunu belirten bilimciler, bu hedefe ulaşabilmek için başka yollar denemeye başladılar. Kanada’daki McGill Üniversitesi paleantologlarından Hans Larsson, kuşların evrim geçiren dinozorlar olduğu savından yola çıkarak ilginç bir deneye imza attı. Larsson, bir tavuğun genleriyle oynayarak, dinozor kuyruğu geliştirmesini sağladı.

Wisconsin Üniversitesi biyologları Mat Harris ve John Fallon da kalıtsal değişime uğramış tavukları araştırırken, garip bir şey keşfettiler. Tavuğun gagasını incelediklerinde, timsahlarınkini andıran diş oluşumuyla karşılaştılar. Bunun üzerine tavuktan aldıkları genleri enjekte ettikleri normal tavukta da dişlerin geliştiğine tanık oldular. İki biyolog, bunun ardından kuşlarda gizlenmiş yeni dinozor özelliklerini aramaya başladılar ve birçok benzerlik buldular. Bunlardan biri, tavukların bacaklarındaki pul görünümlü yapıydı. Tavuk kanatlarında ayrıca, üç parmaklı dinozorun ön ayaklarındaki yapının aynısı gizliydi.

Tüm bu buluşlardan sonra, “günümüzde dinozorlar yaşama döndürülebilir mi” sorusuna yanıt aranıyor. Dünyaca ünlü DNA’dan yaşam yaratma uzmanı Mark Westhusin, yaratılacak DNA’nın devekuşu yumurtasına nakledilerek, bunun mümkün olabileceğini iddia ediyor.

Author: admin
• Salı, Ağustos 26th, 2008

Çok İri Cüsseli, İki Ayak Üzerinde Yürüyen, Ön Ayakları Pençeye Benzeyen Etobur Dinozor Tyrannosaurus’un Bugünkü Kuşların Atası Olduğu Kesinleşti.

Harvard Üniversitesi’nden Chris Organ ve ekibi, 2003’te ABD’nin Montana eyaletinin Hell Creek bölgesinde bulunan, 68 milyon yıllık Tyrannosaurus’un kemik dokusundan elde edilen proteinleri 21 modern kuş türüyle kıyasladı. Moleküler incelemeler, bu dinozor türünün tavuk ve devekuşu ile doğrudan akrabalığı olduğunu gösterdi. İncelemeler ayrıca bu dinozorun günümüzdeki fillerle yakın akrabalığı bulunduğunu ortaya koydu. Chris Organ, araştırmanın, bazı iskeletlerin anatomik yapısının incelenmesine dayalı araştırmaların ardından ortaya atılan tezleri doğruladığını ve modern kuşlar ile uçmayan bir dinozor arasındaki moleküler bağı gösteren ilk kanıt olduğunu belirtti. Şimdiye dek yapılan araştırmalar uçmayan dinozorlar ve kuşlar arasında sadece anatomik benzerliklerin bulunduğunu gösteriyordu.

Author: admin
• Salı, Ağustos 26th, 2008

60 milyon yıl önce nesilleri tükenen dinozorların fosillerini görmek isteyen Avrupalılar, soluğu Belçika’nın başkenti Brüksel’de alıyor.

60 milyon yıl önce nesilleri tükenen dinozorların fosillerini görmek isteyen Avrupalılar, soluğu Belçika’nın başkenti Brüksel’de alıyor.

Restore edildikten sonra geçtiğimiz günlerde Kraliçe Paola tarafından açılan Tabii Bilimler Müzesindeki dinozor bölümü, Avrupa’nın en büyüğü olma özelliğini taşıyor. Çeşitli kazılarda gün yüzüne çıkartılan 35 orjinal dinozor iskelet takımının bulunduğu müze, bu haliyle Avrupa’daki en büyük koleksiyona sahip.

Özellikle Belçika’nın Fransa sınırındaki Bernissart kasabasında 1878 yılında maden ocaklarında keşfedilen 9 adet İguanodon türü dinozor iskeletleri koleksiyonun en dikkat çeken parçalarından. Bu iskeletler halen Paleontolojistler tarafından referans olarak kabul ediliyor.

Müzede dev etobur T-rex iskeletlerinin yanı sıra Stegosaurus, Diplodocus ve Maiasaurus gibi dinozor türlerine ait parçalar da görmek mümkün. Bina tepeden tırnağa restore edilirken, özellikle çocukların asırlar öncesine ait canlıları eğlenceli bir şekilde daha yakından tanımaları için özel çaba sarf edilmiş. Restorasyon çalışmasının toplam 26 milyon Euro’ya mal olduğu bildirildi. 100 yıl önce Belçika’nın tanınmış mimarı Emile Janlet tarafından dinozorlar için özel olarak inşa edilen salon, kendi orijinalliğine sadık kalınarak restore edilmiş.

Dinozorların bir dönem nasıl yaşadıkları, neden yeryüzünden silindikleri, ne yiyip ne içtikleri, nasıl birbirleriyle iletişim kurdukları, düşmandan nasıl saklandıkları gibi birçok soruya cevap bu müzeye ziyaretle keşfedilebilir.

Araştırmacıların 200 milyon yıl önce dünyadaki canlılara ait kalıntıları nerede ve nasıl bulduklarına dair ipuçlarını bulmak da mümkün. Müze, restorasyonun ardından 200 bin’den fazla ziyaretçi ağırladı.