Fotoğrafçılık aslında günümüz teknolojisinin kurbanı olmuş durumda. Eskiden analog makinelerle çekilen fotoğraflar bin bir emek ve uzmanlık isteyen bir titizlikle karanlık odalarda banyo edilirken, artık dijital makinelerle
- Çek ve bilgisayara aktar
işleminden sonra günümüz modern aydınlık odası olan Adobe Photoshop ‘da düzenlemeye döndü. Üzücü haber; artık eskisi gibi mükemmeli yakalamak için sarf edilen çabalar sonucu duyulan haz yok. Sevindirici haber; artık kutu kutu film harcayıp “tüh yaaaaa.. Bunu da yaktık Necmi!” diye ağlamak yok. Artık devreye giren yaratıcılık ve farklılık olmuştur. Hayal gücünüz kocaman ve dünyaya amuda kalkıp bakıyorsanız sizden iyisi yok!
Fotoğraf Nedir?
Gözünüzle görebildiğiniz her şeyi, ışık ve kimyasal maddeler vasıtasıyla önce ışığa duyarlı filme, oradan da karanlık odada bir takım kimyasal işlemler sonucu özel kağıt vb. maddelerin üzerine aktarılması sonucu oluşan görüntülerin tümüne verilen isimdir. Photos Yunanca ışık anlamına gelirken, Graphes yazı anlamına gelir. Yani fotoğrafı ışıkla yazmak olarak da adlandırabiliriz. - E tamam, herkes fotoğrafın ne olduğundan haberdar… Fakat nerden ve nasıl ortaya çıktı?
Asırlar önce bilim adamları tarafından başlayan bir serüven. Aslında hiçbirinin niyeti fotoğrafı bulmak değildi. Ama zaten hep öyle değil midir? A’yı ararken B’yi bulursun ve “aaa” bir bakmışsın o istemeden bulduğun şey acayip sükse yapmış. Neyse… Zaman içerisinde bu istem dışı ortaya çıkan buluşun üzerine gidenler, ona daha fazla zaman harcayan ve elde ettikleri buluşlarla katkıda bulunanlar olmuş. Ama fotoğrafın gelişiminde en en en büyük gelişmeler 19. yüzyılda görülmüştür.
Camera Obscura ilk fotoğraf makinesi olarak isimlendirilebilir. Yani en azından mantık olarak… Yoksa kendisi aslında karanlık bir odanın duvarında iğne başı kadar açılan delikten, dışarıdaki nesnelerin görüntülerinin ters olarak karşı duvara yansımasını sağlayan düzenekten daha ötesi değildir. Zamanla yapılan keşiflerle evrim başlar, önce Obscura’nın önüne bir optik takılır, arkasından dışbükey bir mercekle daha iyi görüntü elde edilir, sonra ikinci bir mercekle daha da iyi görüntü elde edilir. Bütün bunların üzerine bir de fotoğraf makinelerinin bugünkü işleyişinin temeli ayna yansımaları eklenince de o zamanın bilim adamları devasal ve taşınamaz bir fotoğraf makinesi elde etmişler. Ama nasıl bugün bile teknolojiyle her şey küçülüp minicik oluyorsa, o zamanın keşifleriyle de o kocaman oda her yenilikte daha da küçülerek bugünkü haline kadar gelmiştir. Tabi bu sırada görüntülerin duvara aktarılmaktan filme düşüşüne gerçekleşen evrimi de unutmamak lazım…
Başka bir yorum;
Fotoğrafçılık Nedir?
Işık aracı ile resim çıkarmak usul ve sanatı 1829 yılında Nicephore Niepce (1765 – 1833) ve Jacques Daguerre (1789 – 1851) adlı iki Fransız araştırıcı tarafından keşfedilmiştir. Fotoğrafçılığın esası gümüş bromür gibi bazı tuzların güneş ışığı etkisi ile kararması esasına dayanır. Gümüş bromürü ve iyice hassas bir hale getirilmiş bir cam ya da jelâtin plağı fotoğraf makinesinin karanlık oda denilen boşluğunun sonuna yerleştirilir. Dışarıda resmi alınmak istenen şeyin hayali, ters olarak bu plâk üzerine tespit edilir. Böylece, negatif bir hayal elde edilmiş olur. Bu hassas plâk üzerine tespit edilmiş şeyin ışığı çok fazla gelmiş kısımları koyu siyah az gelmiş kısımlar daha açık, ışık görmemiş kısımları beyaz olarak çıkar. Bu siyahlı beyazlı fark, ışığa gelen ve gelmeyen kısımların, ışığı alma derecelerine eşit oranda ve ters şekilde belirir. Elde edilen ve negatif olan bu klişe ya da cam sonradan yine hassas olarak hazırlanmış olan kâğıt üzerine, belli işlemlerden geçirilerek yeniden tespit edilir. Fotoğraf kâğıdına tespit edilen resim, bu kere negatif olarak değil de, tabiattaki ışık alma durumuna eşit olarak tespit edilmiş olur.
Böylece, fotoğrafçılık iki esasa dayanmış olmaktadır. Birisi, tabiattaki şekillerin bir karanlık kutu kenarına açılmış delikten içerdeki hassas plâk üzerine tespit edilmesi (negatif olarak); ikincisi de, bu negatif hayalin, çok ya da az ışıklı yerlerine göre az, ya da çok kararması suretiyle resim meydana gelmesidir.
Fotoğraf makinelerinde başlıca üç bölüm bulunur :
1 – Bir kaç mercekten meydana gelmiş olan objektif. Hayalin düzgün bir şekilde aksetmesine yarar.
2 – Karanlık oda. Bir körük gibi uzayıp kısalması ile hassas cam üzerine akseden hayalin net olmasını sağlar.
3 – Plağı ihtiva eden çerçeve.
Bir resim elde etmek için ilkin poz tespit edilir. Hayalin hassas plâk üzerine tespit edilmesi için geçmesi gereken ışık zamanı, pratik ölçülerle tayin edilir. Bundan sonra, negatif plâk kırmızı ışıkla aydınlanmış laboratuarda yıkanma banyosuna konur, böylece hayal meydana çıkar. Bu hayal, % 10 nispetinde hiposülfit eriyiği ile tespit edilir. Daha sonra elde edilen bu negatif resim, plâk ya da filimden kâğıtlara geçirilir. Bu işler de, ayrı teknik şartlara bağlıdır. Son yıllarda negatif resimler, hassas filmlere tespit edilmiş, yakın zamanlarda da bulunan yeni usullerle renkli fotoğraf çekme imkânı hâsıl olmuştur.



