2020 yılında neler okudunuz?
Hepsini burada saymak zor tabii ama okuduklarımdan en sevdiklerim, en çok etkilendiklerim arasında ilk aklıma gelenler şunlar oldu; günceli edebiyata taşıma biçimiyle Ali Smith’in Sonbahar’ı, anlatımına ve atmosferine hayran olduğum Ishiguro’nun Değişen Dünyada Bir Sanatçı’sı -okuyalı birkaç yıl olmasına rağmen öykülerinin de bende iz bıraktığını söylemek isterim-, bakma ve düşünme biçimiyle Gombrowicz’in Pornografi’si, George Saunders’dan Aralığın Onu ve Alois Hotschnig’den Belki bu Defa Belki Şimdi.
Pandemi süreci hayatınızı ve çalışmalarınızı nasıl etkiledi?
Herkes gibi ben de zor ve endişeli günler geçirdim, geçiriyorum. Hele ilk zamanlar kafamı toplayıp okumak bile neredeyse imkânsızdı. Bu belirsizlik, geleceğe dair korku, sağlık-güvenlik endişesi, ekonomik endişeler karamsarlığa sebep oluyor ve bir şeyler yapma, hareket etme gücünüzü azaltıyor. Bu zamanı yaşadım diye değil de bitmesini umarak geçirdim diye tarif etsem daha doğru olur. Çalışma anlamında da verimli bir dönem olmadı benim için.
2021 yılı için çalışma planınızda neler var, yeni bir kitap ya da farklı bir proje?
Açıkçası her kitaptan sonra yazmayı yeniden öğrenmem gerektiğini hissediyorum. İkinci öykü kitabım Poz, 2019 Şubat’ında yayımlandı ve o günden beri de bu yeniden öğrenme sürecinin içinde ve mücadelesinde olduğumu düşünüyorum. Yeni bir kitaptan bahsetmek için şu an erken. Ben zaten çok sık yazabilen, çok üretken bir yazar olarak görmüyorum kendimi. Yazdıklarım bir yerden sonra tekrar beni tatmin etmeye, heyecanlandırmaya başlayacak diye umuyorum ve ancak o zaman onları ortaya çıkarma cesaretine sahip olacağım. Şu an için tek söyleyebileceğim mümkün olduğunca okuyup yazmaya çalıştığım ama henüz tünelin ucundaki ışığa epeyce uzağım.


