2020 yılında neler okudunuz?
Sene başında her ne kadar okumalarımı düzene oturtmayı ve daha fazla resim yapabilmeyi hedef almış olsam da, salgının ülkede artmasıyla birlikte kendimi birden yeni angaryalar arasında debelenirken buldum. Arşivimdeki kitaplardan Stefan Zweig’ın Mürebbiye’si ile başladım. Dört öykü derlemesinden oluşan kitapta en çok, kitaba adını veren bu öyküyü sevdim, Patrick Süskind’in Güvercin’i, bu süreçte okunabilecek dingin bir öykü.
Sahaftan ve kitabevlerinden yeni kitapları arşivime katmaya devam ettim. Okumak istediğimde elimin altında birkaç seçeneğin hazır bulunması iyi oluyor. Öykülerin dışında Yaşar Kemâl’in ilk gençlik döneminde, ırgatlık yaptığı yıllara ait, Bugünlerde Bahar İndi adlı şiir kitabı ve Gonca Özmen’in Belki Sessiz ve Bile İsteye şiir kitapları, İlhan Sami Çomak’ın birkaç şiir kitabı okuduklarım arasında.
İlhan Sami Çomak’ın 26 yıldır bulunduğu cezaevinden astral bir seyahate çıktığına inanıyorum, hatta şiiri bizlere ta oradan öğrettiğini düşünüyorum. Yazdığı 8 şiir kitabından sonra, okuyucusunu şaşırtmayacağını düşündüğüm yayımlanma aşamasında olan bir otobiyografi kitabı da var, merakla bekliyorum.
Aralıklarla dönüp okuduğum şiirler bunlar.
Fırsat buldukça komedi dizileri ve filmleri izlemeye çalıştım.
Ayrıca kendi yaşam hikâyesini ilginç bulduğum ve anlatımını beğendiğim, Jeanette Winterson’ın Sanat Başkaldırır adlı kitabını okudum; altını çizdiğim yerlerden birinde, pandemi sürecinde bana moral veren bir cümlesi şu oldu, “İster şair olsun ister ressam ya da müzisyen, her tür sanatçı için yaratıcılığın olmazsa olmazları bol zaman ve bir dolu fikirdir. Sanatçı hayal kurarak ve aylaklık ederek, ardından da yoğun bir öz disiplinle çalışarak yaşar.” Evde kaldığımız bu süreci boşa giden zaman olarak değil de, iyi değerlendirmemiz gereken bir fırsat olarak düşünüyorum. Tabii öncelikle morali yüksek tutmaya ve sağlıklı kalmaya çalışarak.
Pandemi süreci hayatınızı ve çalışmalarınızı nasıl etkiledi?
Yaşam tarzımda pandemi öncesi ve sonrası arasında çok fazla bir değişiklik olmadı, zaten evin içinde zaman geçirmeyi seven biriydim fakat resim atölyesinde olamamak, üretememe duygusu, alışkın olduğum rutinden uzaklaşmak sıkıntı yarattı.
Başlarda onlarca kumaş maske diktim.
Sanal bir dergide(kirbigibi.com)Agorafobik Olduk adlı yazımda pandemiye biraz romantik yaklaşmıştım, şu ara o noktada olmadığımızı görmek endişe veriyor. Kalabalıklar arasında bulunma, toplu taşımalarda seyahat etme tedirginliğimiz oluştu. Hane halkı tüm gün evde olduğundan kendi yaşam habitatımı kurmakta zorlandım, iş yüküm arttı.
Bu süreçte toplum çok ayrışma içine itildi; hâttâ ben de akrabalar arasında ayrışma yaşadım ve bundan sonraki süreçte ilişkilerimde, endişelerime saygısızca yaklaşanlarla önüme set çekmeye karar verdim.
Tüm bu süreç çalışmalarımı da olumsuz etkiledi. Arada şiirler yazmış olsam da hiç resim yapamadım örneğin, başka arkadaşlarımdan da bu konuda benzer tıkanmalar duydum, yalnız olmadığımı anladım. Daha fazla kitap okumak istiyordum, kendimi okuduğum kitaplara veremediğim zamanlar oldu.
2021 yılı için çalışma planınızda neler var, yeni bir kitap ya da farklı bir proje?
2021’de biraz toparlanmaya çalışıp, yeni bir şiir kitabı için hazırlıklarımı tamamlamayı düşünüyorum. Resim alanında özgün bir şeyler üretmeye özen gösteriyorum, bolca fotoğraf çekiyor, veri oluşturuyorum. Bir iki çocuk masalı taslağı var, yine taslak halinde bekleyen bir novella var, onlara ağırlık verebilirsem, resim çalışmalarıma da yoğunlukla devam edebilirsem ne mutlu bana.

