Federico Andahazi’nin Prens isimli kitabı yıllar sonra yeniden basıldı. 2005 yılında İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılan kitap 21 yıl sonra Vinyet Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı.
Gücü ele geçiren bir liderin, halkın arzularını nasıl yönettiğini anlatan sert ve kışkırtıcı bir politik alegori olan Prens, iktidarın karanlık yüzünü ortaya çıkarıyor. Prens bu özelliğiyle günümüz dünyasıyla ürkütücü benzerlikler kuran, kehanet gibi okunan bir metin olarak karşımıza çıkıyor.

Kitap hakkında
Bir ülke, bir lider ve gökyüzüne yazılmış bir iktidar masalı…
Prens, Federico Andahazi’nin keskin alegorisiyle, kutsallıkla tiranlık arasındaki o tehlikeli sınırı anlatan sarsıcı bir politik fantazya.
Bir sabah, kent sessizliğe uyanır: gazeteler çıkmaz, radyolar susar, gökyüzü ağırlaşır. Ardından mucize gerçekleşir. Başkan uçar. Halk, yöneticiler, bakanlar… Hepsi bu göksel yeteneğin büyüsüne kapılır. İktidar artık yalnızca yönetmez; kutsanır, tapınılır, sorgulanamaz hâle gelir. Göğe yükselen lider, Tanrı’yla halk arasında yeni bir aracıya dönüşür. Ancak mucizelerin ömrü kısadır. Gökyüzü boşaldığında geriye kalan şey, iktidarın gerçek yüzüdür: hesaplar, yolsuzluklar, sessiz suç ortaklıkları ve beklenen “Dönüş.” Andahazi, Latin Amerika’nın politik hafızasını sinema, din, mit ve kara mizahla harmanlayarak; okuru hem büyüleyen hem de rahatsız eden bir dünyanın içine çeker.
Prens, karizmatik liderlere duyulan kör inancın, kutsallaştırılan iktidarın ve “kurtarıcı” mitinin nasıl bir felakete dönüşebileceğini anlatan çarpıcı, cesur ve zamansız bir roman.
Federico Andahazzi kimdir?
Federico Andahazi, 1963’te Buenos Aires’te doğdu. Babası, Macar şair ve psikanalist Bela Andahazi’ydi. İlk öykülerini, askerî diktatörlük döneminde, okuldan kaçarak kitabevlerine ve barlara uğradığı günlerde kaleme aldı. Buenos Aires Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü bitirdikten sonra bir süre psikanaliz üzerine çalıştı. 1990’lı yıllarda öyküleri çeşitli ödüllere değer görüldü. 1997’de yayımlanan Anatomist adlı romanı büyük ilgi gördü ve otuzdan fazla dile çevrildi. 2000’de yayımlanan El principe adlı romanında büyülü gerçekçilik geleneğinden esinlendi. 2002’de çıkan El secreto de los flamencos adlı romanı, Rönesans döneminde geçen ve resim sanatında perspektifin matematiksel sırrını ve renklerin gizemini konu olan bir yapıttı. 2004’te yayımlanan Gölgedeki Gezgin’i, ertesi yıl Ortaçağ Fransa’sında geçen La ciudad de los herejes izledi. 2006’da, El conquistador adlı romanıyla Planeta Ödülü’nü kazandı. 2008’de, Historia sexual de los argentinos (Arjantinlilerin Cinsel Tarihi) adlı incelemesinin ilk cildini yayımladı.


