Daha önce “Ölü Kelebeklerin Dansı”, “Menekşeler Atlar Oburlar”, “Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer”, “Hiçe Doğru”, “Uyku”, “Mino’nun Siyah Gülü”, “Hırsız ve Burjuva”, “Naş” ve “Gülhisarlı Terziler” kitaplarıyla okurlarının karşısına çıkan Hüsnü Arkan’ın son romanı “Nasreddin” Sia Kitap etiketiyle yayımlandı.
Hüsnü Arkan yeni romanında okuyucularını Akşehir’e götürüyor ve bizleri Hâce ile yani Nasreddin Hoca ile tanıştırıyor.
Kitabın tanıtım bülteninden
“Hâce’nin evi Akşar’ın en güzel evi değildi. Gençliğinde Hayranî Hazretleri’nin yardımıyla yerleşmişti bu eve. Bir dönümlük arsanın intifa hakkı kudretlilerden bir müride Konya sarayından bağışlanmıştı. Üstünde derme çatma tek göz bir virane vardı ki çilehanelerin ocaksız, penceresiz köhneliğinden hallice değildi. “Bunu senin mülkün edelim, bedelini peyderpey ödersin,” dediydi Hayranî Hazretleri.Hâce bu öneriyi bir hafta kadar gönül terazisinde tartmış, bin bir tasayla uyuyup, karabasanlarla uyanıp dilini olmaz demeye alıştırmaya çalışmıştı. O vakitler, dünyanın düzeni şimdiki gibi değildi. Birtakım adamlar vardı ki inayet şeyhten de gelse acaba kabul etmekte bir beis var mıdır diye yeis yeis düşünüp kavis kavis dertlenirlerdi.”

