Art Nouveau sanat akımının önemli temsilcisi Çek ressam ve grafik sanatçısı Alphonse Mucha (1860-1939) 1925 yılında Halide Edip’in bir fotoğrafını çekmiş. Bu fotoğraf bugün Getty Museum’da erişilebilir durumda. Ressam bunun ardından 1928 yılında bu fotoğrafı kullanarak Halide Edip’in tablosunu yapmış.

Bu tarihler Halide Edip Adıvar’ın yurtdışında olduğu tarihler ile de örtüşüyor. Peki Türk yazar ile Macar ressam arasında nasıl bir bağlantı vardı?
Halide Edip Adıvar ile Alphonse Mucha’nın bağlantısı nereden geliyor?
İki ünlü isim arasındaki bağlantıya Halide Edip Adıvar’ın “The Turkish Ordeal” kitabında rastlıyoruz. Adıvar’ın kitabında anlattıklarına göre, kendisi Ortadoğu ile ticaret yapan işadamı Charles Crane ile tanışıyor. Bu dönemde Crane, aynı zamanda Mucha’nın sanatının ekonomik destekçisi durumunda.
Bu ipucundan ikilinin tanışmasının ardındaki sır perdesi aralanıyor ve Charles Crane’in arasında bir köprü olduğu anlaşılıyor.
Tablo Cumhuriyet’in 100. yılında sanatseverlerle buluştu
Çek ressam Alfons Mucha’nın 1928 yılında yaptığı yağlı boya Halide Edip Adıvar tablosu, dönemin Türkiye’nin Prag Büyükelçisi Egemen Bağış’ın girişimleriyle ilk kez Cumhuriyetin 100. yılında Prag’da gün yüzüne çıkıp, sanatseverlerle buluşmuştu.
Egemen Bağış, o dönemde yaptığı röportajlarda “Prag’da göreve başladığından beri tablonun peşinde” olduğunu belirterek benzer ifadelerle yukarıda aktardığımız hikayeyi doğruluyor. Bağış tablonun hikayesini şu sözlerle aktarıyor: “Halide Edip’in eşi Adnan Adıvar ile birlikte, Çek ressam Alfons Mucha’nın daveti üzerine 1925 yılında Prag’a gittiğini ve Adıvar ailesinin, ressam Alfons Mucha ile dünyadaki siyasi gelişmeler, edebiyat ve sanat üzerine fikir alışverişinde bulunduğunu ve Mucha’nın Adıvar’ın fikirlerinden çok etkilenmesi üzerine, Adıvar’ın bir fotoğrafını çektiğini kaydediyor.”
Egemen Bağış, Mucha’nın bu fotoğrafı karakalem olarak çizdiğini, daha sonra da o kara kalemden esinlenerek yağlı boya bir tablo yaptığını belirtiyor.

Egemen Bağış, Covid-19 salgının da etkisiyle 2 yıl süren araştırmalarının sonucunda 2022 yılında özel bir sergi ile gün yüzüne çıkan Mucha’nın bu önemli çalışmasına ulaştıklarını kaydediyor.
Egemen Bağış tablonun ortaya çıkarılması sürecini anlatmaya şöyle devam ediyor: “Mucha’nın hala yaşayan torunu olan John Mucha’nın annesi İngiliz olduğu için, yani ressam Alfons Mucha’nın oğlu bir İngilizle evlendiği ve Naziler döneminde de çok büyük zulüm yaşayıp hapse girdiği için ömrünün kalan kısmını İngiltere’de geçirmiş. Ama oğlu John Mucha bugün hem Çekya’da hem İngiltere’de imkanları olan ve dedesinin eserlerinin telif haklarını yöneten Mucha Vakfı’nın başkanı olarak, Londra’da yaşıyordu. Kendisine bir mektup yazdım. Bu tablodan bahsettim ve tabloyu görmek istediğimi, tablonun akıbetini merak ettiğimi söyledim. Kendisinden çok nazik bir cevap geldi. ‘Pandemi nedeniyle Prag’a gelemiyorum. Geldiğimde sizi davet ederim. Tabloyla ilgili konuşuruz’ dedi ve gerçekten de sözünü tuttu. Pandemi sonrası seyahatler başladıktan sonra sayın John Mucha beni özel aile konutları olan evlerine davet etti.”
Mucha ailesinin tabloya verdiği önemi torunu John Mucha’nın şu sözleriyle aktarıyor:
“Dedemin en önem verdiği tablolardan birisi olduğu için annemin talimatıyla biz bunu kendi yuvamızda, Mucha ailesinin evinde tuttuk. Ne müzeye koyduk ne koleksiyonlara verdik, bunu size ilk defa göstereceğim ama Sayın Büyükelçi, şunu bilmenizi istiyorum, bu satılık değil! Devletinizin satın alma gibi bir düşüncesi varsa baştan söyleyeyim, bu bizim için çok değerli. Dedemin çok önem verdiği bir tablo olduğu için asla satılık değil.”
Mucha’nın kendi çektiği fotoğraf, kendi yaptığı karakalem çizim ve kendi elleriyle yaptığı yağlı boya Halide Edip Adıvar tablosu ilk defa orada sanat severlerle buluştu ve 6 ay boyunca Çek Senatosu’nda Çek Dönem Başkanlığı boyunca sergilendi.

