2020 yılında neler okudunuz?
2020 yılının kendi kadar karman çorman bir okuma geçmişim olduğu için ben sadece yeni çıkanlardan okuduklarımı sıralayayım: Alexander Beecroft – Dünya Edebiyatının Ekolojisi, Ayşegül Devecioğlu – Güzel Ölümün Öyküsü, Fatih Balkış Karaçam Ormanı’nda, Nurdan Gürbilek – İkinci Hayat, Murat Uyurkulak – Delibo. Tabii bunların bir kısmı 2019 sonunda çıktı fakat 2019’un o kadar sonuydu ki 2020’ye yuvarlamak daha anlamlı geldi bana.
Tabii bu saydıklarımın hepsinin bana beklediğimi verdiğini söyleyemiyorum maalesef. Fakat kurgu dışı olarak Alexander Beecroft – Dünya Edebiyatının Ekolojisi, kurmaca olaraksa Fatih Balkış – Karaçam Ormanı’nda kitapları tıkanmış olan ufkumu porçözle açtı diyebilirim.
Pandemi süreci hayatınızı ve çalışmalarınızı nasıl etkiledi?
Yol açtığı bütün ekonomik, tıbbi ve sosyal sorunların yanında pandeminin bir etkisi de “gelecek” hissinin yoğun bir belirsizlik sisiyle örtülmesi oldu bence. Zamanda nasıl ve ne zaman kapanacağı belli olmayan bir parantez açıldı bir bakıma. Göçe zorlanmış ve vatanına bir daha geri dönemeyeceği gerçeğini kabullenmek istemeyen insanların yeni yerleştiği topraklara alışmamakta ısrar etmesi gibi bir haletiruhiye içindeyiz bence. Buradan verimli bir üretim çıkması çok zor. Benden de çıkmadı haliyle. Ama belki de sadece tembelliğime süslü bahaneler arıyorum.
2021 yılı için çalışma planınızda neler var, yeni bir kitap ya da farklı bir proje?
Bir önceki soruyla bağlantılı olarak, 2021 yılında öncelikle kafayı toparlayabilmek istiyorum. Kitap çıkmasa da olur.

