14 Şubat Cumartesi, 2026

Yeni Şair / Son Yaprak – 3

Share

Tanzimattan önce tekkeye, saraya, beylere kapılanmış şair, tanzimat ertesi, saraya karşı koyabilmek için muhalif prenslere, paşalara, azınlık sarrafına sırtını dayamıştı. Kavgadan kaçanların ileri gelenlerine bir sefaret, bir devlet memurluğu bahşedilirdi. Cumhuriyet devrinin de kendine göre sefir – şair, mebus – şairleri olmuştur. C.H.P. nin, tek parti baskısına boyun eğmiyenler de vardı. Sanatlarını doğrudan doğruya halkın hizmetinde bilenler, sanat tarihimizin yep yeni bir çağını açtılar. Bu sanatçılar ne padişah ihsanı, ne Mustafa Fazıl maaşı, ne Sarraf Zarifi sermayesi, ne sefir payesi, ne mebusluk ödeneği tanımışlardır. Bu sanatçılar Evliya Çelebi’nin bahsettiği, Kadıasker alayında kasideler okuyarak geçen sekiz yüz aded “esnaf-ı şairan”dan değillerdi. Görünüşte tek başına, aslında bütün milleti ile birlik, yep yeni şair, gerçek vatansever şair ortaya çıkmıştır. Orhan Veli bu bakımdan yeni çağ şairlerinden biridir. Orhan Veli düşman bildiklerine karşı olduğu kadar içinde de uzun süren zorlu bir savaşa girişmiş, düşünce ve sanatını halka yabancı unsurlardan ayıklamağa çalışmıştır. Bir yandan katıksız bir halk dili kullanmak, halk şiir geleneğinin yenileşmesini sağlamak, öte yandan yerleşmiş düzme şairanelikle didişmek, kalıplaşmış, donmuş duygu ve düşüncelerden şiiri ayıklamak Orhan Veli’nin başlangıçtaki (ikinci dünya savaşı ertesine kadar) en büyük kaygısı olmuştur.

Kesin bir sınır çizmek mümkün olmasa bile, denilebilir ki bundan sonra Orhan Veli’nin sanat endişeleriyle topluma ait düşünceleri git gide bütünleşmiye doğru gitmiştir.

Kişi duyguları, avareler, şehir artıkları yerine, çalışanların, sıkıntı içinde bulunan halkın duyguları şiirinde gün be gün daha önemli bir yer tutmuştur.

Denizlerimiz var güneş içinde,
Ağaçlarımız var yaprak içinde,
Sabah akşam gider geliriz,
Denizlerimizle ağaçlarımız arasında,
Yokluk içinde,

(Yenisi – İçinde)

Orhan Veli çalışan insanlar arasında, kelimelerle çalışan bir insan olarak yer aldı.

Ama hepiniz, hepiniz…
Hepiniz geçim derdinde.
Bir ben miyim keyif ehli içinizde?
Bakmayın gün olur ben de
Bir şiir söylerim belki sizlere dair
Elime üç beş kuruş geçer
Karnım doyar benim de.

(Karşı – Galata Köprüsü)

Orhan Veli yiğitçe safını seçti: Yobazlığa, ırkçılığa, inkılap düşmanlığına karşı komak için kendini cömertçe harcadı. Neden açıkça söylenmesin? Tek serveti, sevdiği birkaç yağlıboya resmi satarak, yemekten giymekten geçerek işine devam etti. Çeşitli curnallara, hapis tehditlerine kulak asmadan, yılmadan dergisini çıkardı. Hem de nasıl, bir halk türküsü söylercesine.

Canı acısa bile gülümsemesini bilen, hayata bağlı, kavgasından dönmez bir şairdir Orhan Veli, mücadelesinde olduğu kadar şiirinde ki başlıca davranışta bu değil mi?

Bu düzen böyle mi gidecek
Pireler filleri yutacak
Yedi nüfuslu haneye
Üç buçuk tayin yetecek

(Karşı – Pireli Şiir)

Bir bakıma ne kadar yalnız, bir bakıma ne kadar kalabalık bir dünyada yaşadı Orhan Veli.  

Abidin Dino

***

Yaprak Dergisi’nin Son Yaprak adıyla çıkan son sayısından alınmış, Gonca Atalay tarafından metne aktarılmıştır.

***

Yazı dizisinin ilk makalesi olan Son Yaprak’ta yayımlanan Oktay Rıfat’ın yazısını okumak için tıklayınız.

Yazı dizisinin ikinci makalesi olan Son Yaprak’ta yayımlanan Melih Cevdet’in yazısını okumak için tıklayınız.

Diğer Yazılar

Benzer Yazılar